Politika
09 Kasım 2018 ( 3591 görüntülenme )

'DİYANET'E BÜYÜK SİTEM'

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener,10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü münasebetiyle bir mesaj yayınladı.

DİYANET’E BÜYÜK SİTEM

Cuma hutbesinde Diyanet’in Atatürk’e bir fatihayı bile çok görmesine sitem eden Akşener ‘Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, dünkü Cuma hutbesinde, kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’e bir Fatiha’yı çok görmesi de, bu yapay gerginliklerin, manevi dünyamızda açtığı bir yaradır’ diyerek üzüntüsünü kamuoyu ile paylaştı. Akşener mesajında şu ifadeleri kullandı:

‘ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARI’

“Aziz Milletim, sevgili gençler; Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılalı bugün tam 80 yıl oldu.. O Cumhuriyet, emperyalizme karşı verilen ilk Kurtuluş Savaşı’yla, mazlum milletlere örnek olan Gazi Paşa ve silah arkadaşları aziz ecdadımızın, bize emanetidir. .Kurtarıcı ve Kurucu iradenin, yokluk içindeki destansı mücadelesi ve zaferinin kıymeti vazgeçilmezimizdir..”

‘BU BÜYÜK KIYMETİMİZİN FARKINDA OLMAYANLAR VAR’

“Ancak, son yıllarda üzülerek görüyoruz ki; Bu kıymetin farkında olmayanlar, siyaseti, milli ve manevi değerlerimiz üzerinden gereksiz tartışmalarla meşgul etmektedir.. Oysa Türk siyaseti, kurtarıcı ve kurucu iradenin bize gösterdiği hedeflere odaklanmalıdır.. Bu hedef, milletimize daha huzurlu ve daha müreffeh bir hayat sağlamanın mücadelesidir.. İktidarı Cumhuriyetin değerleriyle, muhalefeti mukaddesatımızla barıştırdığımız gün, önemli bir yol almış olacağız.. Bizler bunun çabası içindeyiz..”

‘ATATÜRK’E BİR FATİHAYI BİLE ÇOK GÖRDÜLER, BU BÜYÜK BİR YARADIR’

“Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, dünkü Cuma hutbesinde, kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’e bir Fatiha’yı çok görmesi de, bu yapay gerginliklerin, manevi dünyamızda açtığı bir yaradır.. Bu düşüncelerle;Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 80’inci yılında bir kez daha rahmet, dua ve minnetle anıyor, mücadelesi önünde saygıyla eğiliyorum..

CUMA HUTBESİNDE NE OLDU?

Diyanet İşleri Başkanlığı, kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e bir Fatiha’yı yine çok gördü. Bugünkü cuma hutbesinde 10 Kasım’da ölümsüzlüğe uğurlanan Atatürk, geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine yok sayıldı.

DİYANET’İN HUTBE KONUSU SAĞLIK


Cuma namazının bu haftaki hutbesi için Diyanet “Sağlık: Dünyalara değer nimet” başlığını seçti. Atatürk'ün ölümsüzlüğe intikal ettiği 10 Kasım, geçtiğimiz yıl da cuma gününe denk gelmiş, buna rağmen hutbelerde yine Atatürk yer almamıştı. Geçtiğimiz hafta 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı yıldönümünde de benzer bir durum yaşanmış, Diyanet ne cumhuriyetten ne de zafer bayramından tek kelime bahsetmemişti.

İşte bugünkü cuma hutbesi:

“Sağlık: Dünyalara değer nimet!

Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum âyet-i kerimede Hz. İbrahim, Yüce Rabbimizi şöyle tanıtmaktadır: “O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. O, beni yediren ve içirendir. Hastalandığımda bana şifa veren O'dur. Beni öldürecek ve sonra diriltecek olan da O'dur. Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Sizden kim huzuru yerinde, bedeni sağlıklı ve günlük yiyeceği de yanında olarak güne başlarsa, sanki dünyalar ona bağışlanmış gibidir.”

‘SAĞLIKLI BİREY OLUN’

“Aziz Müminler!
Rahmet kaynağı olan dinimiz, bizleri bir taraftan Allah'ın koyduğu sınırlara riayet etmeye davet ederken, diğer taraftan da sağlıklı bireyler olmamız ve huzurlu bir toplum oluşturmamız için evrensel ilkeler belirler. Müminler için vazgeçilmez olan bu ilkelerin başında, canın muhafazası gelir. Zira Allah Teâlâ'nın insana emaneti olan can, imtihan dünyasına açılan kapımızdır. Hayır da şer de ancak can bedende iken elde edilir. İnanmak ve yaratılış gayemize uygun salih ameller işlemek ancak ruh ve beden sağlığımızla mümkündür”.

“Kıymetli Müminler!
Yaşamak, insan olmanın şerefini ve sorumluluğunu tatmak, dünyayı imar edecek akla ve iradeye sahip olmak eşsiz bir nimettir. İyi işler yaparak ardında güzel eserler bırakmak ise sağlıklı olmayı gerektirir. Ancak ne hazindir ki, Allah'ın lütfettiği canın ve sağlığın kıymetini çoğu kez bilemeyiz. Zararlı alışkanlıklarla, ihmal ve israfla bu hazineyi heba ederiz. Sağlıklı bir nefesin, sıhhatli bir bedenin, huzurlu bir kalbin değerini iş işten geçtikten sonra anlarız.

Bu sebepledir ki, Allah Resûlü (s.a.s) bizi şöyle uyarır: “İki nimet vardır ki, insanların çoğu onları değerlendirme hususunda aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit.”

Değerli Müslümanlar!
Sağlığının kıymetini bilen insan, kendini maddi ve manevi her türlü zarardan koruduğu gibi, hastalanınca tedavi olmaya da özen gösterir. Yüce Allah'ın “Şâfi” ismine sığınarak tedavi yolları aramak ve can emanetinin hakkını vermek hepimizin mesuliyetidir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s), “Tedavi olunuz. Çünkü Allah yarattığı her hastalığın mutlaka şifasını da yaratmıştır” buyurarak şifadan ümit kesmemeyi tavsiye etmiştir.

Muhterem Müminler!
Erdemli ve insaflı bir mümine yakışan, kendi sağlığı kadar çevresinin sağlığını da korumak, şifa bekleyen kardeşleriyle ilgilenmek, tedavileri için elinden gelen gayreti göstermektir. Hasta ziyaretine, hasta için dua ve manevi desteğe büyük önem veren Allah Resûlü (s.a.s) “Kim bir Müslüman'ın sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir” buyurur.

Günümüzde farklı sebeplerle sağlığını kaybeden, tedavi yolları tükenen pek çok hasta ve yakını, hasretle ve ümitle organ nakli beklemektedir. Allah'ın takdir ettiği an gelip fâni dünyadan göç ederken, hiçbir maddi karşılığı olmaksızın organlarını şifa bekleyen bir kardeşine emanet etmek, insanî ve ahlâkî bir davranıştır. Zira dinimizde esas olan, insanı yaşatmak, hayatı korumak ve umuda destek olmaktır.

Muhterem Müslümanlar!
O halde, sağlıklı geçen her dakikanın paha biçilmez bir nimet olduğunu unutmayalım. Genç, dinç ve sağlıklı olduğumuz günleri iyi değerlendirelim. Helâl ve temiz gıda ile beslenmeye dikkat edelim. Sağlığımızı tehdit eden ve dinimizce de yasaklanan zararlı maddelerden uzak duralım. Peygamberimizin şu tavsiyesini can kulağıyla dinleyelim: “Beş şey gelmeden önce beş şeyin değerini bil. İhtiyarlığından önce gençliğinin, hastalığından önce sağlığının, fakirliğinden önce zenginliğinin, meşguliyetinden önce boş vaktinin ve ölümünden önce hayatının.”

Kaynak: Sözcü/ Yeniçağ

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ